ABD’nin küresel ölçekte güç kaybetmesiyle paralel olarak yükselen çok kutuplu dünyanın etkilerini kuvvetli bir biçimde hissediyoruz.

Yeni çelişkiler, çözüm modelleri ve ittifaklar dünyanın gündeminde…

Kongre baskınının ardından düzenlenen tartışmalı seçimlerle iktidara gelen Joe Biden yönetimi ise düşüşe çareler aramaya ve saldırgan adımlarla durumu dengelemeye çabalıyor.

ABD’nin Rusya ve Çin’e karşı yaptığı hamleler, bu ülkelerin halihazırda kullandığı ve önümüzdeki dönemde açmayı planladıkları enerji ve ticaret yollarının hedef alınması noktasında yoğunlaşıyor.

ABD’NİN RUSYA’YI AVRUPA’DAN KOPARTMA HAMLELERİ

Joe Biden yönetiminin Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın göreve gelir gelmez el attığı konulardan bir tanesi, Rus doğalgazının Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya taşınmasını sağlayacak olan Kuzey Akımı 2 projesi oldu.

Blinken konuyla ilgili,” Bakanlık, Kuzey Akım 2 boru hattını tamamlama çabalarını izliyor ve buna müdahil olan yapılara ilişkin bilgileri derliyor  (…) Avrupa’yı bölmeyi hedefleyen ve Avrupa enerji güvenliğini zayıflatan bir Rus jeopolitik projesi ” açıklamasını yaptı. ABD’nin Kuzey Akımı üzerinden, Rusya’nın Avrupa’yla fiziki anlamda buluşmasını ve Almanya’nın tıpkı 70’lerde olduğu gibi Ostpolitik siyasetine dönmesini engellemeye çalıştığı aşikâr.

Washington’un Rusya-Avrupa temasını zayıflatmaya çalıştığı noktalardan bir diğeri ise Ukrayna.

Ukrayna’da kışkırtılan savaş, ülkeyi parçalanma noktasına getirirken, ABD’nin Kiev Askeri Ateşesi Britanny Stewart’ın Donbass’da çektirdiği fotoğrafların da gösterdiği üzere ABD, Rusya-Ukrayna çatışmasında yığınağını arttırıyor.

Yine bu doğrultuda, Türk Boğazları’ndan Karadeniz’e geçecek olan Amerikan savaş gemilerini ve ABD’nin bu gemiler üzerinden sadece Ukrayna mesajı değil Türk-Rus ilişkilerini baltalamaya yönelik bir çabaya giriştiğini de not etmekte yarar var. (Yazı yayına hazırlanırken ABD, gemileri göndermeme kararı aldı. Bu kararın taktik geri çekilmeden ibaret olup, Washington’un başka yollarla kışkırtmaya devam edeceği açıktır.)

Haritayı göz önüne getirdiğinizde, anlatmak istediğim gerçek yani Rusya’nın Baltık denizi, Ukrayna ve Türk Boğazları üzerinden Avrupa’yla buluşma noktalarının, ABD tarafından adeta bombalanmak istendiği daha net bir biçimde anlaşılıyor.

ÇİN’İ ÇEVRELEME GİRİŞİMLERİ

18 Mart’ta Çinli ve Amerikalı diplomatların Alaska’da gerçekleştirdiği ve sert açıklamalara sahne olan görüşmenin de gösterdiği üzere Biden yönetimi, ABD Dışişleri’nin beyni olarak kabul edilen Kissinger’ın “ABD-Çin çatışması felaket olur” uyarılarını kulak arkası eden siyasetler izleyecek.

Washington, Çin’i çevreleme amacıyla Uygur, Tayvan ve Hong Kong propagandasına hız verirken, diğer yandan Arap dünyası ve Çin arasında gelişen ilişkilere müdahil olmaya çalışıyor.

Bu siyasetlerle, Kuşak Yol Projesi’nin dünyaya açıldığı noktalar istikrarsızlaştırılarak, Çin’in Batı Asya ve Avrupa’yla buluşmasının önüne geçilmek isteniyor.

Önümüzdeki dönemde Biden yönetiminin, özellikle Kuşak Yol’un kara sahasını oluşturan Orta Asya üzerinde, Afganistan başta olmak üzere yeni kışkırtmalara girişmesi beklenebilir.

ABD’YE VERİLEN CEVAP ve RUSYA-ÇİN BLOĞU TARTIŞMASI

Elbette Biden yönetiminin saldırgan tutumuna karşı hamleler de geliyor.

Bu minvalde, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği Batı Asya ziyareti esnasında duyurulan 5 maddeden oluşan maddelik  Batı Asya deklarasyonu önemliydi.

Çin’in  Batı Asya açılımı aşağıdaki maddeleri içeriyor;

1. “Karşılıklı saygı: Batı Asya kendine özgü bir medeniyete, sosyal ve politik sisteme sahiptir (…) Geleneksel düşünceyi değiştirmek için Batı Asya’ya jeopolitik rekabet perspektifinden körü körüne bakmamalı, Batı Asya ülkelerini işbirliği, kalkınma ve barışın ortakları olarak görmeliyiz.

2. Eşitlik ve adalet: Batı Asya’da eşitlik ve adaleti sağlamak için en belirgin şey, Filistin sorununu çözmek ve “iki devletli planı” uygulamaktır.

3.Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi: Tüm taraflar, kapsamlı İran nükleer anlaşmasının  uygulanmasına devam etmeleri için bir yol haritasını tartışmak ve formüle etmek için pratik adımları atmalıdırlar.

4.Kolektif Güvenlik:  Basra Körfezi ülkeleri arasında eşit diyalog ve danışma, karşılıklı anlayış ve uzlaşmayı teşvik etmek ve ilişkileri geliştirmek önemlidir.

5.Kalkınma ve İşbirliği: Ortadoğu’da barış ve güvenliği sürdürmek, kalkınma, işbirliği ve entegrasyon gerektirir.”

Bu plan çerçevesinde Pekin ve Tahran arasında imzalanan kapsamlı işbirliği anlaşması ve Filistin meselesinde Çin’in inisiyatif alarak arabuluculuk teklif etmesi ise deklarasyonun sadece kağıtta kalmadığını gösteriyor.

Aynı doğrultuda, Türkiye ve Çin arasında da özellikle finansal anlamda olumlu gelişmelerin gerçekleştiğini not etmekte yarar var.

Deklarasyon ve pratikte yaşanan gelişmeler, Çin’in ABD’ye Batı Asya üzerinden cevap verdiğine işaret ediyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Hindistan ziyareti sırasında yaptığı “Rusya-Çin ilişkileri tarihteki en iyi seviyeye ulaştı. Ancak bu ilişkiler, silahlı bir ittifak kurma amacı gütmemize yol açmayacak. Bununla ilgili tutumumuz, en üst düzeyde kabul edilen ikili belgelerde belirtildi (…)Biz, işbirliğinin kapsayıcı olmasını ve bir şeylerin yararına olmasını istiyoruz, bir şeylere karşı işbirliğine ilgi duymuyoruzaçıklaması tarihi önemdedir.

Lavrov’un açıklamaları, Rusya ve Çin’in Avrupa’yı klasikleşen Atlantik-Asya saflaşmasına ittirmek ve açıklamanın yapıldığı Hindistan’ı da kaybetmek istemediğine işaret ediyor.

Dolayısıyla Çin ve Rusya’nın ABD’ye cevap verirken, direkt değil dolaylı bir yaklaşım izleyerek “ara güçleri” saf seçmek zorunda bırakmayacağı söylenebilir.

Bu açıklamasının hemen ardından Lavrov’un, Avrupa ülkelerini, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2016’da ortaya attığı AEB, ŞİÖ ve ASEAN ülkelerini kapsayan Büyük Avrasya Partnerliği’ne davet ettiğini de belirtelim.

ÇOK KUTUPLU DÜNYANIN GETİRDİĞİ SORULAR

Yukarıda saydığımız gelişmeler çok kutuplu dünyanın semptomlarıdır.

Bu semptomlar önümüze yeni sorular da getirmektedir:

  1. Rusya, Çin’in Kuşak Yol Projesi içinde kendi rolünü nasıl tanımlıyor?

2. Büyük Avrasya Birliği ve Kuşak Yol birbirlerini tamamlayan projeler mi?

3.  Rusya-Çin’in ABD’ye karşı blok olarak hareket etmemesi nasıl değerlendirilmeli?

4. Süveyş Kanalı’nda yaşanan kriz sonrası Türkiye’nin yanı sıra Kanal’a rakip, alternatif yol önerileri geldi. Kuşak Yol’un Avrupa’ya hangi noktadan açılacağı konusundaki bu tartışmada, rekabetçi ve gerginlikleri arttıracak sıfır toplamlı oyun teorisi yerine, kazan kazan üzerine kurulu rotasyon sistemi mümkün mü?

Çok kutuplu dünya çelişkileriyle beraber doğuyor…

(Güzaltan’ın izniyle, Uwidata yayımlanan yazısının dilimize çevirisidir.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir