Oğuz Atay, Tutunamayanlar‘da “nasıl ezberlenir Allahım, Arapça dua eden insanın Latince kemikleri” diye sorar. Üç semavi din de Ortadoğu’dan çıkmasına karşın her birinin ayrı dillerde ibadet etmesi her zaman tartışma konusu olmuştur. Türkiye’de ise Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkçe ibadetin caiz olmadığı açıklamasını yapmıştı. Ancak Türkçe namaz, Türkçe dua ve Türkçe ezan söylemleriyle dikkat çeken ilahiyatçı – yazar Cemil Kılıç, son kitabı Türkçe İbadet‘te bu konuları etraflıca tartışıyor. Biz de Ekspres Türkiye olarak Kılıç’a sorularımızı yönelttik.

Anadilinde ibadet yapan müslüman ülke var mı? Araplar dışında tabii

Arap ülkeleri dışında anadilinde ibadet eden Müslüman bir ülke yok. Ama Müslüman topluluk var tabi Aleviler gibi.

İslamiyet’te anadilde ibadet yapılmaz diye bir hüküm olmadığını söylüyorsunuz, peki bu tutum Arapça’nın tercüme zorluğundan mı kaynaklanıyor?

Hayır; Arapçanın çeviri zorluğu diye bir şey söz konusu değil. Türkçe ve Farsça gibi Müslüman halkların konuştuğu diller en az Arapça kadar varsıl diller. Hatta Arapçadan daha varsıllar. Ayrıca Kur’an’ın dili, sözcük sayısı bakımından çok da varsıl değil. Kur’an’ın % 83’ü yinelenen beş yüz sözcükten oluşuyor. Ayrıca Kur’an’da Arapça kökenli olmayan 300 dolayında sözcük var. Bu sözcüklerden en az biri de Türkçe bir sözcük.

Sizce Türkiye’de İslami dini inançta bir azalma var mı? Bu konuda son yıllarda birtakım şikayetler göze çarpıyor. Bir azalma varsa sizce nedeni nedir?

Evet, geleneksel İslam’a bağlılık açısından bir azalma var ama İslam’ın çağdaş yorumlarına ilgi artıyor. Geleneksel İslam, çağın gereksinimlerine yanıt vermekten bir hayli uzak. İslam’ın yeni ve çağdaş yorumlara gereksinimi var. Tersi durumda yaşamsallığını yitirmesi kaçınılmaz.

YENİ NESİL İSLAM’IN ÇAĞDAŞ YORUMUNA YÖNELİYOR

Z kuşağından, dijital çağdan, yeni neslin farklılığından son zamanlarda sık sık bahsediliyor. Sizce yeni nesil dine nasıl bakıyor?

Yeni kuşaklar geleneksel anlayışa karşı soğuk. Ancak bir önceki soruya verdiğim yanıtta da belirttiğim üzere İslam’ın çağdaş yorumları gençler arasında daha çok ilgi görüyor.

Size göre Türkçe ibadet, Türkçe ezan karşıtı söylemler nereden kaynaklanıyor? Bunun temelinde ne var? Kutsallığın kaybolması tehdidi mi?

Ezanın da, Kur’an’ın da metin olarak ya da başka bir deyimle söz ve dil olarak herhangi bir kutsallığı yok. Ezanın ve Kur’an’ın diline kutsallık yüklemek o metinleri putlaştırmaktır ki bu da şirkin bir başka boyutudur. Şirk İslam’ın en büyük düşmanıdır. Kutsal olan anlam ve kavramdır. Türkçe ezan, Türkçe namaz ve Türkçe Kur’an’a yönelik karşıtlık şirkin gölgesinden kurtulamamaktır. İslam’ı, Arapça dini haline getirmektir. Amaç yerine aracı öne çıkarıp, gerçek iletiyi sezememek demektir.

“SURİYELİLERE VATANDAŞLIK VERİLMESİ TÜRKİYE’Yİ ARAPLAŞTIRMA PLANI”

Son kitabınız Türkçe İbadet çok ilgi çekiyor. Siz burada “Türkiye Arabizasyon sürecine tekrar sokulmuş durumdadır” diyorsunuz. Mısır, Libya, Tunus Cezayir, Fas gibi ülkeler Arap kökenli olmadıkları halde, zaman içersinde İslamın etkisiyle Arapçayı ve Araplığı kabul etti bilgisi de var kitabınızda. Türkiye için bu süreci nasıl görüyorsunuz?

Cumhuriyet devrimi bin yıllık Arabizasyon hareketine büyük bir darbe indirmişti. Ne var ki günümüz politik atmosferi Arabizasyon hareketinin yeniden ve daha etkili bir biçimde yeniden başladığını işaret ediyor. Türkiye ve Türk ulusu Araplaştırılmaya çalışılıyor. 5 milyon dolayındaki Suriyeli’ye vatandaşlık verilmesi planı da bu gerçeği daha görünür hale getiriyor.

Peki Türkiye’de laik kesim tarafından yükselen Arap karşıtlığını nasıl buluyorsunuz?

Laik kesim Arap karşıtlığı yerine ümmetçiliğe karşı olmalı. Zira Araplaştırma hareketi Arap milliyetçiliği üzerinden değil siyasal İslamcılık yani ümmetçilik üzerinden yürütülüyor. Arap dünyasındaki sol, ilerici ve laik güçler ümmetçiliğe karşı diğer Müslüman halklarla laiklik ve sol değerler çerçevesinde işbirliği yapabilecek politik birikime sahip. Bu birikim yaşamsallık kazanmalı. İlişkiler güçlendirilmeli…

KILINAN, NAMAZ BİLE DEĞİLDİR

Arapça kılınmayan namaz günah mıdır?

Kişi Arapçayı anlamıyorsa o kılınan namaz bile değildir.

Benim ilk defa karşılaştığım bir tartışma var kitabınızda. Namaz sırasında Kur’an’dan ayet ya da Fatiha gibi surelerin okunması farz değildir diye. Bunu açıklayabilir misiniz?

Böyler düşünen bilginler var. Namaz illaki okunan sözler değildir. Namazda asıl olan uygulanan şekillerdir, hareketlerdir, diye düşünülüyor. Ben bu görüşte olmadığımı belirtmeliyim. Ancak yine de böyle bir tartışmanın da olduğunu dile getirmek istedim. Bu nedenle kimilerine çok ilginç gelen bu konuyu da kitaba taşıdık.

Siz kitabınızda şu soruyu soruyorsunuz: “Kur’an’ın anlaşılarak okunmasına yönelik her davranıştan tedirginlik duyuluyor.” Biz de size soralım neden?

Çünkü, dini anlama konusu ulemanın tekelinde kalsın isteniyor. Bu bir rant ve güç alanı oluşturuyor. Söz konusu rant ve güç alanından vazgeçmek istemiyorlar.

Siz bu yazılarınız ve düşüncelerinizden dolayı tehdit alıyormusunuz?

Ciddi bir tehdit alıyor değilim. Destek daha fazla, diyebilirim.

“TÜRKÇE NAMAZ KILIYORUM”

Kitabınızda ayrıca Türkçe namaz kılmak için bir örnekle tarif veriyorsunuz. Hatta Türkçe dua örnekleriniz de var. Peki siz namazı Türkçe mi kılıyorsunuz?

Yaklaşık 30 yıldır Türkçe namaz kılıyorum. Arada Arapça kıldığım da oluyor. Zira Arapça biliyorum.

Namazda herkes istediği duayı edebilir mi?

Namazda Kur’an’dan her ayet okunmaz. Allah’ı övücü, ona bağlılığı bildiren ayetler okunur. Ayrıca ahlakî öğütlerin yer aldığı, zulme ve zalime başkaldırıyı salık veren ayetler okunmalı…

Günümüzün Ebu Leheb’leri kimler?

Emek sömürücüsü herkes Ebu Leheb’in yolundadır. Dini istismar eden, ondan siyasi ve ticari kazanç elde eden, etmeye çalışan herkesi günümüz Ebu Leheb’leri olarak nitelemek lazımdır.

“DİN ÇOKTAN ELDEN GİTTİ”

Ezanın Türkçe okunması her dönem tartışma konusu olmuş sağcı islamcı iktidarlar bu konuyu sürekli gündemde tutup oy da kazanmıştır. Ezan Türkçe okunursa din elden gider mi?

Ezanın ne olduğu, niçin okunduğu, nasıl ortaya çıktığını bilmeyen büyük bir güruh var. Ezan sadece bir araç iken, amacın önüne geçiriliyor. Dolayısıyla da putlaştırılıyor. Ezan Arapça okunuyor ve din zaten çoktan elden gitti. Elden giden dini yeniden geri kazanmaya çalışıyoruz. Bugün din diye yaşanan Emevi ideolojisidir, İslam değil….

İbadeti anadilde yapmak sizce insanların dini inançlarını yükseltir mi? Buna etkisi olur mu?

İnançtan ziyade bilinci yükseltir kanısındayım. Bilinçsiz inanç, taklitçilikten başka bir şey değildir. Anadilde ibadet İslam dünyasının yeniden yükselişi için çok önemli ve çok yaşamsal bir aşamadır. Bu aşamada geçilemediği için akıldan, bilimden ve bilinçten uzak bir İslam dünyası var. Batı bu meseleyi yüzyıllar önce aştı. Bizde ise hala umut veren bir işaret yok. Ama “Türkçe İbadet” kitabımız bu yönde atılmış çok önemli bir adım olma iddiasında. İlgi gösteren herkese içtenlikle teşekkür ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir