Pekin’de hava kirliliği gündem yaratırken, iklim gerçekten değişiyor mu?, hayvancılık sera gazlarına gerçekten neden oluyor mu? gibi tartışmalar da öte yandan devam ediyor. Gözler şimdi de deniz yosunlarına çevrildi. Bilim insanları inek yemlerine bir miktar yosun koydu ve sonuç çok ilginçti: Bu hayvanların çıkarttıkları gazda bulunan metan gazı yüzde 70 oranında düştü!

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ İNSAN VE HAYVAN YARATMIYOR

İklim değişikliğine insanoğlu ve büyükbaş hayvanları büyük neden olarak gösteriliyor. Aksine  son 100 senede, dünyada sıcaklık artışına iddia edilen etkinin sadece onda biri kadar yani 0.01 derece olduğu ortaya çıkmıştı. Finlandiyalı bilim insanlarının yaptığı çalışmalarda küresel ısınmaya aslında “volkan ve koronal kitle çıkışlarının” sebep olduğuna dair kanıtlar var. Ancak “iklim fanatiklerinin” bunu görmezden geldiklerini belirten Finlandiyalı bilimciler,  bu olayların et tüketimi, araba gazları, ya da hayvanlardan çıkan gazla ilgili olmadığını söylüyor.

Bu araştırmaların hemen ardından bu kez de California Üniversitesi’nden bir haber geldi. Sera gazlarıyla ilgili bir çalışma yürüten Ermias Kebreab, Times’a yaptığı açıklamada, ineklerin yemlerine bir parça deniz yosunu konulması durumunda, bu hayvanların çıkarttıkları gazdan kaynaklanan metan gazı emisyonunun yüzde 70 oranında düştüğünü tespit ettiklerini söyledi.

“BÜYÜK BİR DÖNÜM NOKTASI OLABİLİR.”

Araştırmacı Ermias Kebreab, yosun yemiyle besi hayvanı üretimi ve et tüketiminin iklim üzerindeki olumsuz etkileri azaltılabileceğini belirtirken “bu büyük bir dönüm noktası olabilir” dedi.

Times’da yer alan habere göre 10 yıl önce sahilde yaşayan Kanadalı bir çiftçi, süt ineklerini deniz yosunuyla beslemeye başladı. Böylece daha çok süt ürettiklerine inanıyordu ve deniz yosununu hayvan yemi olarak pazarlamaya başladı.

Çiftçinin iddiasını araştıran uzmanlar, üretilen metan gazının da  beşte bir oranında azalttığını saptadılar. Araştırmalarını bu yönde geliştiren uzmanlar, kızıl deniz yosununun, sindirim sürecinde mikroplar tarafından metan üretmek için kullanılan bir enzime müdahale ederek, bu gazın üretimini neredeyse tamamen azalttığını fark ettiler. Enzimin harekete geçmesinin önlenmesi, metan gazı üretimini de engelledi ve bunun yerine hidrojen üretimi önemli oranda arttı.

ETLERİN TADINDA FARK YOK

Araştırmacılar laboratuar testlerinin ardından, 14 hayvana kızıl deniz yosunlu yem verdi ve normal beslenen 7 diğer hayvanla kıyasladı. Yemlerine yüzde 0,5 oranında yosun karıştırılan hayvanların yüzde 68 daha az metan ürettiği tespit edildi. Hayvanların büyümelerinde ve etlerinin tadında da herhangi bir farklılık oluşmadı.

Keşfedilen bu yöntemin kullanılmasının insanları etkilemeyeceğini ve iklim değişikliğiyle mücadelede de yararlı olacağını söyleyen Kebreab hayvanların da etkilenmediğini belirtti ve “Davranışlarında herhangi bir değişiklik olmadı. Onlara kalırsa normalde yedikleri gibi yiyorlar ve yaşıyorlar” dedi.

Öte yandan büyükbaş hayvancılığın iklim değişikliğine neden olduğu söylemleri üretimin dünya çapında düşmesine neden oluyor. Hükümetlerin aldığı kararlar neticesinde her yıl üretim rakamları düşmeye devam ediyor.

Son yıllardaki tüm bilimsel araştırmaların aksine Türkiye’de de Tarım ve Orman Bakanlığı büyükbaş hayvanların havayı kirlettiğini savunanlardan. Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece geçtiğimiz günlerde büyükbaş hayvan sayısını düşürmeyi planladıklarını açıkladı.

Karbon salınımı nedeniyle büyükbaş hayvandan koyun üretimine geçileceğini müjde olarak anlatan bakan yardımcısı, “Ülkedeki büyükbaş sayısını artırmayalım. Çünkü, kesilme aşamasına kadar ciddi vakit harcanıyor. Yem masrafı yüksek. Kullanılan tonlarca su var. Karbon salınımı çok fazla. Küçük baş sayımızı artıralım. Destekleri bu yönde verelim istiyoruz.” dedi. Öte yandan büyükbaş hayvandan sağlanan süt ve süt ürünlerinin nasıl üretileceği konusunda nasıl bir çözüm ürettikleri konusu akıllarda soru işareti olarak kalırken, bir diğer tartışma da yapay et konusu.

Bill Gates’in büyük yatırımları olduğu bilinen yapay et endüstrisi, iklim değişikliğine neden olarak gösterilen ancak böyle olmadığı bilimsel olarak da ortaya konan hayvancılığın dünyada bitirilmesine neden olur mu bilinmez. Fakat laboratuvarda üretilen yapay etlerle ilgili hala birçok bilinmez var. Örneğin, yıllık talep artınca üretimi de artırmak için ne kadar fazla enerjiye ihtiyaç duyulacağı ve bu enerjinin nasıl elde edileceği kesinlik kazanmış değil. Ama endüstrideki büyüme göz önüne alındığında yakın zamanda bu konuları daha derinlemesine inceleyen yeni araştırmalar da ortaya çıkabilir.

Sonuç olarak iklimin değiştiğine dair ortaya atılan bir çok tezin iklim değişikliğinden çok ekonomik ve politik olduğu anlaşılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir